Sedefçilik

8 Aralık 2016

Ağaçlar canlı iken nefesimiz, gıdamız, gölgemiz, manzaramız; ölünce mobilyamız, yakacağımız, oyuncağımız … olarak bin bir şekilde yaşamımıza değer katıyor. Ağaç kesildikten sonra canlılığını kaybetse de usta ellerde yeniden hayat buluyor. Ağaca yeniden ruh veren en büyük zanaat ustalarından birsi de Sedefkarlar. Ağaca giydirdikleri sedeften gelinlikler ile ona ikinci baharı yaşatıyorlar. Okumaya Devam Edin »

Narenciye Güzeli Kozan

8 Aralık 2016

Neder bilmem ki şairi, ozanı
Kale eteğine kurmuşlar Kozanı
Portakal limonla kaynar aş kazanı
Çoktur hem okuyan hem yazanı

Uzaktan bakınca başını göğe yaslamış bir Türkmen gelini gibidir Kozan. Başında kadim bir tarih örtüsü, belinde yeşil kuşağı, turuncu puantiyeli eteği ile Çukurova’ya dağların şarkısını, şırıldayan şelalelerin eşliğinde söyler. Okumaya Devam Edin »

OSMAN MİSAFİRLİKTE

17 Ekim 2016

Osman ve ikizi Nesibe evde oyuncakları ile oynuyorlardı. Ablaları Hatice kitap okuyordu. Annesi gazeteye göz atıyordu. Keyiflerine diyecek yoktu.
Osman’ın annesinin cep telefonu çaldı. Arayan en yakın arkadaşı Fatma hanımdı. Annesi Sultan Hanım, Fatma hanımla bir süre telefonda sohbet ettiler.
Sultan hanım telefonu kapattıktan sonra.
- Çocuklar size güzel bir haberim var.
Osman merak etmişti. Acaba annesi ne haber verecekti.
- Nedir anne güzel haberin? Okumaya Devam Edin »

Yarım Ekmek

16 Ekim 2016

Mavi gözlerini ovuşturarak uyandı. Tatlı rüya bitmiş yine kabuslarla geçen günlerden birisi başladı. Yüzüne bir su çalarak yıkık dökük evden çıktı. Mardin’in taş sokaklarında hızlı adımlar ile fırının yolunu tuttu.

Taştan yapılmış evler bir zamanlar huzurla yaşadığı Halep sokaklarına benziyordu. Fırının köşesini dönerken ki  sokak Halep’te ki evlerinin bulunduğu sokağa çok benziyordu. Her sabah olduğu gibi o güzel Halep günlerini hayal ediyordu. Annesi, babası, kardeşleri  fırından aldığı ekmeğin sıcaklığı kadar sıcak evlerinde mutluydular. Sonra savaş, kurşun bomba, ölüm tatlı hayallerini kabusa döndürüyordu. Okumaya Devam Edin »

Üsküp; Gündüz Müslüman Gece Hıristiyan Şehir

30 Temmuz 2016


Semboller savaşının devam ettiği en güzel cephelerden biridir Üsküp. İkiye bölünmüş kalbin bir yanı beş yüzyıl Osmanlı ve İslam yaşanmışlığının zarif, ince ve bir o kadar mütevazi mimari izlerini taşıyor. Diğer yanına baktığımız zaman ise  üstünlüğün kendinde olduğunu vurgulamak için Romanın gotik mimarisi ile yapılmış abartılı binalar, heykeller ve dağın tepesine dikilmiş haç duruyor. Birbiri içine geçmiş eserler ise iki ayrı inanç kimliğinin ortak yaşanmışlıklarının sembollü olmuş durumda. Okumaya Devam Edin »

Masumiyeti Asıyoruz İftira Urganında

19 Temmuz 2016

Kainatın efendisi, peygamberlerin sonuncusu Hz Muhammed Mustafa (SAV)  kör düğüm gibi sevdiği goncasıydı Hz Ayşe.Gönül çölünde bir içimlik vaha idi. Nikahları huzuru ilahide kıyılmıştı. Sıddık Ebu Bekir’in gözünün nuru ümmetin annesi “Sıddıka” olarak kaldı müminlerin yüreğinde.

Evliliklerinin ilk günlerinde sordu her kadın gibi;

-Beni seviyor musun ey Allahın resulü?

- Evet! Ey Ayşe.

- Beni Nasıl seviyorsun?

- Seni Kördüğüm gibi seviyorum.

Aşkı yıpratır zaman dağıtır çöl kumları gibi.Yarin gönlüne kor düşürür. “Acaba der hala seviyor mu?” O kordan bir parçada Ayşe’nin yüreğinde vardır. Okumaya Devam Edin »

Ohrid Balkanların Bir İnsici

2 Temmuz 2016

Osmanlı’nın diğer yarısı balkanların yüreğinde mavi bir nazar boncuğudur Ohrid gölü. Yerel halkın deyimi ile cennetten süzülmüş bir damladır. Denizleri besleyen dev bir göze, içinde güzellikleri saklayan gizemli bir hazinedir. Hemen yanı başındaki kadim şehir Ohrid’de dalga dala şarkılar söyleyen bir inci tanesidir.
Doğada renk cümbüşü Ohrid şehrine de yansımış. Tarihi çınar meydanından başlıyor Ohrid’in hikayesi. 360 derece meydanda döndüğümüzde kilise çanları, camii minareleri, tekke, tepede kale ve eski evlerin gölgelediği çarşılar şehrin kimliği hakkında bilgi veriyor. Altı bin yıllık geçmişi ile Müslümanlar ve Hıristiyanların beraber yaşadığı şirin bir kent Ohrid. Okumaya Devam Edin »