Archive for the ‘Şiir’ Category

Gitme Öğretmenim

Pazartesi, Aralık 14th, 2015

Gitme öğretmenim, gitme
Cizre’yi Silopi’yi terk etme
Gece bulurlar beni
Bir köşede vurular beni

Beraber yenecektik hani
Dağlardaki canavarları,
Kandırılmış küçük devleri
Sen gidince şimdi
Ölüm kuşattı evleri

Ben çocuğum öğretmenim
Daha küçüğüm
Sen sarmazsan beni merhametle
Nasıl dövüşürüm cehaletle
(daha fazla…)

Rüzgar

Perşembe, Eylül 3rd, 2015
Rüzgar eserse
Rüzgara kapılıp gider bir kaç çalı
Rüzgar esmese
Temizlenmez ormanların çeri çöpü

Rüzgar ne kadar sert eserse essin
Bir kaç dal kırılsa da
Dökülse de bir kaç zayıf yaprak
Sağlamlaşır ağaçların kökü

Rüzgar nereden eserse essin
Belki daha çok rüku
Belki daha çok secdeye gider
Amma
Rüzgarın önünde eğilmemiştir
Ağaçların hiç bir türü

(daha fazla…)

Bizim Memleket

Perşembe, Eylül 3rd, 2015
Çek bir sandalye yamacıma otur
Usta! çırağın eline iki çay tutuştur
Gözün sevem bizi memlekete kavuştur
Hele anlat ne var ne yok gardaş

Sen sağ ol ağam, baba dersen toprakta
Ana desen on yıl oldu yatakta
Eş, dost, komşu hepsi batakta
Beni sorarsan eyidir gardaş

(daha fazla…)

Vedud

Pazar, Ağustos 30th, 2015
Sözler kurşun,
Çığlıklar sukut
Analar gözyaşı,
Evlatlar tabut 

Ayaklar baş,
Başlar tağut
Sevgiler tutsak ,
Öfkeler hudut

(daha fazla…)

İstanbul

Pazartesi, Nisan 27th, 2015
Ey İstanbul denen Leyla.
Ey hayalimi perdeleyen Haliç
Ey esaretim Ayasofya
Ey İçimdeki sürgün şehir

Ebvanın ürkek ceylanları gibi
Surlar arkasından bakma bana öyle
Asırlar ötesinden müjdeler var
Çık gel, denizlerden
Yüreğim yangın yeri

(daha fazla…)

Gurbet Maralları

Pazartesi, Aralık 1st, 2014
Hasret içime düştü gurbet haram dedim
Bendeki dert ne kanser ne verem dedim
Hele bir köyüme varam dedim
Ömrün çoğu gitmiş gayri az bir zaman kalmış

Ayrılıktı yılın on iki ayı
Varınca köye toplandık emmi dayı
Anam ocakta unutmuş çayı
Ocakta ne su gayri ne dem kalmış

Altmışı geçmiş köydekilerin yaşı
Dedim haliniz keyfiniz nası
Eğdi babam yavaşça öne başı
Gözde yaş bitmiş gayri nem kalmış

(daha fazla…)

Gurbet Kahvesi

Pazar, Ocak 19th, 2014
Selam verdi, ilişti  boş bir masaya
Etrafı şöyle bir süzdü,
Garsona bakıp “çay” dedi
Aniden daldı uzak limanlara
Hüzün mavisi gözleri

On altı mı desem on yedi mi
Eh, işte o yaşlarda.
Bıyıkları daha henüz terlememiş
İçinde bir dert var gibi
Henüz, kimseye söylememiş.

(daha fazla…)