Gurbet Maralları

Hasret içime düştü gurbet haram dedim
Bendeki dert ne kanser ne verem dedim
Hele bir köyüme varam dedim
Ömrün çoğu gitmiş gayri az bir zaman kalmış

Ayrılıktı yılın on iki ayı
Varınca köye toplandık emmi dayı
Anam ocakta unutmuş çayı
Ocakta ne su gayri ne dem kalmış

Altmışı geçmiş köydekilerin yaşı
Dedim haliniz keyfiniz nası
Eğdi babam yavaşça öne başı
Gözde yaş bitmiş gayri nem kalmış


Çekip gitmiş ağalar beyler
Yarı yare kavuşturmaz telli direkler
Harabe olmuş bizim eller
Oy oy gayri neyim kalmış

Baharda yemyeşil olurdu yazı
Soğuktu kışı serindi yazı
Böyle yazılmış haktan yazı
Yazı girmiş gayri yazan kalmış

Meleşmez dağlarda koyun ile kuzu
Bomboz kalmış ovanın düzü
Çoban sermez artık taşlara tuzu
Duvarda gayri sesiz kaval kalmış

Ayrık otu sarmış bağı bahçeyi
Toprak vermez geçer akçeyi
Dün yine göndermişler gurbete Hatice’yi
Geride boynu bükük fidan kalmış

Azalmış arı pınarların suyu
Çarşıdan gelir olmuş ekmeğin unu
Görecek miydik bizde bunu
Öküz ölmüş gayri saban kalmış

Şu gördüğün boz yer küçük Hasan’ın
Altın sarısı başakları olurdu bu tarlanın
İmkanı yok demiş oğlu köyde kalmanın
Gerçekler göçmüş gayri yalan kalmış

Susmuş zurna ile davul
Toplanıp giderken bavul
Baba sende gidelim dese de oğul
Toprak bırakılır mı gayri babadan kalmış

Dindirmek için gönlümüzün hasretini
Erken aldık cumanın abdestini
Bir bir saydık köyün hanesini
Üç dört ihtiyar bir imam kalmış

Geceleri gözlerini açmaz evler
Dolaşır sokaklarda periler cinler
Suskun burada ölüler ve diriler
Dutun dibinde gayri karabaş kalmış

Çekip gitmiş  dağların maranları
Unutulmuş geride kalanları
Toprak almış bu köyü kuranları
Yol üstünde gayri bir kara taş kalmış

Yollara duvar çekin
Şehirlere diken dikin
Köylere umut ekin
Bizde yok gayri sonrasına umut kalsın

 

Tags: , , , , ,

Leave a Reply