Kırmızı Başlıklı Flash Bellek

Yazar öldükten sonra tüm kişisel eşyaları apar topar depoya kaldırıldı. Öyle çok eşyası da yoktu. Eskimiş bilgisayarı, kartuşu doldurulmaktan eskimiş yazıcısı, arkası önü yazılmış bir sürü kâğıt, bir adet kırmızı başlıklı Flash bellek, birkaç kalem ve bir sürü sağı solu okunurken karalanmış kitap vardı.

 

Yazarın mirasçıları için bu eşyaların hiçbir maddi değeri yoktu. Onlar ondan kalan evin arazilerin derdine düşmüşlerdi. Ölümünden hemen sonra yazarın arazilerini ve evini satılığa çıkardılar. Araziler iyi para ettiği için hemen satıldı.

Ev eski olduğu için pek alıcısı çıkmadı. Yıllarca boş kaldı. Evin deposunda bulunan eşyaların canları çok sıkılıyordu. Her geçen gün biraz daha ölüyorlardı. Ne bilgisayarın nede yazıcının geleceğe dair ümitleri kalmamıştı. İçlerinde ümitleri ile yaşayan tek eşya Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’ti.

 

Kırmızı Başlıklı Flash Bellek; bir gün birisinin gelip onları kurtaracağını, içindeki bilgileri tüm dünya ile paylaşılacağı sosyal ağlarda bir numara olacağı hayali ile yaşıyordu.

Her geçen gün dışarıdaki toz, yağmur nem ömürlerinden çalıyordu.

 

Sonbahar gelmiş yağmurlar iyice artmıştı. Eski evin çatısı artık bakımsızlıktan sızdırıyordu.

 

Bir akşamüzeri hava iyice karardı. Bulutlar köpük köpük oldu. Sonra sicim gibi yağmur yağmaya başladı. Yaşlı evin çatısından sular depoya sızmaya başladı.

 

Depodaki eşyalar ne yapacaklarını bilmiyorlardı. Birbirlerini teselli ediyorlardı ama hepsi de yok olup gitmekten korkuyordu. Yağmur suları deponun zeminine doldurmaya başladı.  Bir ara “yaşlı yazıcı arkadaşlar buraya kadarmış” dedi. Bir daha da sesi çıkmadı. Kitaplar yağmur sularında dağılan mürekkepleri ile can çekişe çekişe mürekkep kaybından ölüp gittiler.

 

Durumun vahametini gören tecrübeli bilgisayar kendisine sıkı sıkı tutunan Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’ten başka kimsenin yaşamadığını fark etti. Kırmızı Başlıklı Flash Bellek ise çok korkuyordu. İçinde yazarın bir ömür boyu bin bir emekle yazdığı yazılar vardı.

 

Tecrübeli Bilgisayar

 

-             Korkma Kırmızı Başlıklı Flash Bellek biz ölsek de sen yaşamalısın. Sen yazarımızın emanetini taşıyorsun.

-             Biliyorum ama sabrım kalmadı. Ne olur sen bana destek ol.

-             Korkma! Sonuna kadar yanındayım.

 

Sabaha kadar yağmur yağdı. Tecrübeli bilgisayar Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’e geleceğe, umuda dair masallar anlattı. Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’i hayatta tutmaya çalıştı. Sabaha karşı Kırmızı Başlıklı Flash Bellek annesinin koynuna sığınmış bir yavru ceylan gibi uykuya daldı.

 

Kırmızı Başlıklı Flash Bellek öğleye doğru duyduğu sesler ile irkildi. Deponun kapısı yavaşça açıldı. İçeriye güneş ışığı süzülerek girdi. Gözleri kamaştı.

Kırmızı Başlıklı Flash Bellek heyecanla  “Uyanın ahali kurtulduk” dedi. Ancak hiç kimseden ses çıkmadı. Kırmızı Başlıklı Flash Bellek yıkılmıştı.

 

Deponun kapasını açanlar evin yeni sahipleriydiler. Yüzlerindeki ifadeden ve giydikleri elbiselerden yoksul bir aile oldukları anlaşılıyordu. Depodaki manzara görünce hepsinin gözlerine hüzün çöktü.

 

Yoksul adam yanındaki genç oğluna; “Oğlum sen burayı temizle işe yarar bir şey kalmamış” dedi.

 

Genç hemen işe koyuldu. İşe yarar bir şey yoktu. Bütün eşyalar harap olmuştu. Hepsini bir bir çöpe attı.

 

Genç en son bilgisayarı kucakladı. Üzerindeki Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’i fark etmedi bile. Ağır ağır merdivenlerden inerken Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’in yüreği yanıyordu. Tecrübeli bilgisayara seslenmesine rağmen bir iniltiden başka bir şey duyamadı. Her şey buraya kadardı. İçindeki tüm güzellikler kaybolup gidecekti. Zavallı Kırmızı Başlıklı Flash Bellek ağlıyordu.

 

Genç bilgisayarı çöp kutusunun içine doğru fırlattı. Çöp kutusunun içerisinde uçan bilgisayar Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’in üzerine düşmek üzereyken bilgisayar son bir hamle ile Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’in üste kalmasını sağladı. Bu hareket bilgisayarın hayata dair son hamlesiydi. Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’i son anda kurtuldu.

 

Genç adam dönüp gidecekken gözleri bir anda Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’e takıldı. Kırmızı rengi dikkat çekmişti. Çöp kutusunun içerisine eğildi. Yavaşça Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’i USB girişinden çıkardı.

 

Genç adam; kim bilir belki de içinde işe yarar bir şeyler vardır diye içinden geçirdi. Flash belleği cebine koydu.

Genç adam, birkaç gün sonra Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’i güzelce temizledi bir bilgisayara taktı. Zorda olsa açıldı. Genç adam, bilgileri okuduğunda içerisinde yazarın kitap çalışmalarını gördü. Hepsini kopyaladı. Sonra Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’i virüs taramasından geçirdi. Yeniden biçimlendi. Sonra bilgileri yeniden Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’e yükledi.

 

Tüm kitap çalışmalarını dijital kitap yaparak yazarın adı ile internette satışa sundu. Tüm insanlar yazarın kitabına ulaştı. Genç adam zengin oldu. Genç adam Kırmızı Başlıklı Flash Bellek’i yanından hiç ayırmadı. Kırmızı Başlıklı Flash Bellek yazarın emanetini insanlara ulaştırmanın huzuru ile bir ömür mutlu yaşadı.

 

 

Tags: , , , ,

Leave a Reply