Masumiyeti Asıyoruz İftira Urganında

Kainatın efendisi, peygamberlerin sonuncusu Hz Muhammed Mustafa (SAV)  kör düğüm gibi sevdiği goncasıydı Hz Ayşe.Gönül çölünde bir içimlik vaha idi. Nikahları huzuru ilahide kıyılmıştı. Sıddık Ebu Bekir’in gözünün nuru ümmetin annesi “Sıddıka” olarak kaldı müminlerin yüreğinde.

Evliliklerinin ilk günlerinde sordu her kadın gibi;

-Beni seviyor musun ey Allahın resulü?

- Evet! Ey Ayşe.

- Beni Nasıl seviyorsun?

- Seni Kördüğüm gibi seviyorum.

Aşkı yıpratır zaman dağıtır çöl kumları gibi.Yarin gönlüne kor düşürür. “Acaba der hala seviyor mu?” O kordan bir parçada Ayşe’nin yüreğinde vardır.

- Ey Allahın resulü kör düğüm ne alemde?

Yarin gözlerine bakar ebedi aşkın unutulmaz cümlesi dökülür dudaklarından çöl akşamlarına;

- Ey Ayşe kördüğüm ilk günkü gibi.

Göğün yıldızları gülümser, gecenin mavisi tebessüm eder bu aşka. Ama çöl öyle değildir acımasızdır, kıskanır geceyi saran mutluluğu.

Çıkacakları bir seferde kura hanımlarından Ayşe’ye çıktığında dünyalar onun olmuştu. Onun yanında olmak ne güzeldi. Ne güzeldi kokusunu hissetmek, ne güzeldi yıldızların altında onunla uyumak.

İhtiyacını gidermek için ayrıldığında ordunun yanından döndüğünde ordu gitmişti. Ve anne hatırası gerdanlığı kaybolmuştu. Koştu gerdanlığını bulmak için çölün ihanetine. Döndüğünde sevinçliydi bulduğu için gerdanlığı. Ama bir o kadarda endişeliydi. Ordunun konakladığı yerde bekledi kendisini bulmaları için.

Sonra ordunun artçısı Safvan b. Muattal çıka geldi. Geride kalanları toplardı.Peygamberin emaneti Hz Ayşe’yi görünce devesine bindirdi. Devenin yularından çekerek orduya yetişti. Çölde yürürken hiç konuşmadılar, diller suskundu.

Orduya yetiştiklerinde Münafıklar aradıkları fırsatı bulmuşlardı. En alçak çamurlarını attılar müminlerin arasına. Yüreğinde fitne tohumu taşıyan  Abdullah b. Übeyy körükleri fitne ateşini. Tarihe İfk hadisesi olarak geçecek iftirayı attı. Hz Ayşe peygamberin emanetine ihanet etmişti. Bir kadına yapılacak en kötü iftiraydı.

İftira o kadar inandırıcı anlatılıyordu ki Müminlerden buna inananlar bile vardı. Hassan bin Sâbit, Resulullah’in hanımlarından Zeyneb binti Cahs’in kız kardeşi Hamne ve Hz. Ebû Bekir’in yardımlarıyla geçinen Mistah b. Üsâse o iftiraya inanan ve onları yayan Müslümanlardı.Oysa Allah haberin kaynağını araştırmaya çağırıyordu.

“Ey iman edenler! Eğer bir fâsık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa sataşırsınız da sonra yaptığınıza pişman olursunuz.” (Hucurât- 6)



style=”display:block”
data-ad-client=”ca-pub-8161168489897369″
data-ad-slot=”5885259388″
data-ad-format=”auto”>

Çöl goncası Ayşe soldu. Kimseye inandıramadı masumiyetini. Gözyaşını dualarına ekledi. Sustu Hz Meryem gibi. Kapısını çaldığı rabbine bel bağladı. Sabır çekti çölün kum tanesi kadar umut tesbihinde.

Çöl goncası yıkılırda Kainatın efendisi yıkılmaz mı? İftira çölde kum tanesi gibi yayıldıkça onun içi yandı. Etrafındakilere sordu ne yapması gerektiğini. Çoğu Hz Ayşe’nin masumiyetini anlattı. Göklerde kıyılan nikahı yerdekilerin kirletemeyeceğini söylediler.O Hz Ali tarihte derin yaralar açacak cümleyi sarf etti. ” Sana başka kadın mı yok” dedi. Bu cümle ile Hz Muhammed (SAV) bir yana Hz Ayşe bir yana düştü. Çöl yarıldı araya uçurumlar girdi.

Kainatın sahibi, fitnecilerin, münafıkların oyununu bozdu. Ayet indi çölün fitnesine ” Muhakkak ki (Hz. Ayşe hakkında) ifk (iftira) ile gelenler, sizden bir gruptur. Sizin için onun bir şer olduğunu zannetmeyin. Hayır, o sizin için hayırdır. Onlardan her birinin günahtan kazandıkları (cezalar) vardır. Ve onun büyüğünü yönetene (uydurup, yayana) büyük azap vardır.(Nur-11)”

Aşk tazelendi, eller kavuştu, münafıkların dilleri sustu. İftiraya ortak olan müminler başlarını öne eğdi.Utandılar. Yürek yangını söndü Hz. Ayşe’nin. Ama yüreğinde yara kapanmadı. Kabuk bağladı sadece.

En çok Hz. Ali’ye kızdı. En çok onun sözleri acıtmıştı içini. Sızı sızı taşıdı yüreğinde o iftirayı. Hz Ali’nin halife olmasına karşı çıktı o yüzden. Cemal vakası olarak tarihe geçen olayda Hz. Ali’nin karşısına çıktı kırgın çöl çiçeği

Bir iftira (İfk) zamana mekana sığmadı. Müslümanların arasında bir uçurum oldu. Hz Ayşe iftirayı unutsa da unutmadı Hz. Ali’nin kendine karşı sözünü. Hz Ali ve onu sevenler ebedi bir düşman oldu peygamberin emanetine.

Ve unuttu Müslümanlar, Hz Ayşe’yi, İftirayı, Allahın ayetlerini.  Bilmedikleri konuda hüküm verdiler. Masumiyeti astılar iftira urganında. Öfkeleri, kıskançlıkları, hasetleri kör etti gözlerini. Su-i zanları ile idam ettiler dostlarını sonra kinleri ile yargıladılar. Pişmanlık çıktı yüreklerindeki  mahkemeden.Azaba mahkum oldular.

Bu yüzdendir ki tarih boyunca kafirler ile savaşı kazandılar ama münafıkların fitnelerine yenildiler. Bu yüzdendir ki fitne ateşi tüm İslam dünyasında yüz yıllardır hiç sönmeden yanıyor. Bu yüzdendir ki Müslümanlar iftiraya her yalana inanıyor. Huzur kazanına su taşıyacaklarına fitne ateşine odun taşıyorlar.

Oysa kitabı kelamında sürekli uyarıyor Allah;

-Düşünmez misiniz?

- Akıl etmez misiniz?

 

Leave a Reply