OSMAN MİSAFİRLİKTE

Osman ve ikizi Nesibe evde oyuncakları ile oynuyorlardı. Ablaları Hatice kitap okuyordu. Annesi gazeteye göz atıyordu. Keyiflerine diyecek yoktu.
Osman’ın annesinin cep telefonu çaldı. Arayan en yakın arkadaşı Fatma hanımdı. Annesi Sultan Hanım, Fatma hanımla bir süre telefonda sohbet ettiler.
Sultan hanım telefonu kapattıktan sonra.
- Çocuklar size güzel bir haberim var.
Osman merak etmişti. Acaba annesi ne haber verecekti.
- Nedir anne güzel haberin?
- Çocuklar Fatma teyzeniz bizi misafirliğe çağırıyor.
Osman’ın neşesi kayboldu birden.
- Hayır. Olamaz anne. Ben kardeşimle oyun oynuyorum. Onunla uzay yolculuğu oynuyoruz. Misafirlikte sıkılırım. Gitmeyelim. Ne olur.
Osman’ın İkizi Nesibe’de itiraz etti bu duruma. Ablaları Hatice’nin de pek gitme niyeti yoktu.
Anneleri Sultan Hanım davet edilen yere gitmenin güzel bir kültür olduğunu söyledi. Davete gitmemenin çağıran kişi ye saygısızlık olduğunu anlattı.
Fatma Hanımlara gitmek için çocukların yine de pek niyeti yoktu.
Annelerini kıramadılar. İstemeye, istemeye hazırlandılar. Tüm çocuklar kapıda hazır halde bekliyordu. Hatice annesine seslendi.
- Hey anne! Bizi acele ettirdin ama sen hala hazır değilsin. Çok ısrar edersen gitmeyelim.
Anneleri içerden telaşlı telaşlı seslendi
- Hazırım örtümü örtüp çıkalım hemen. Benden hızlı çıktınız. Demek kahvaltıyı iyi yaptınız.
Anneleri Osman Ve Nesibe’nin elinden tuttu.
- Yürüyün bakalım sizi gidi kahvaltı canavarları.
Evlerinden çıkarak araçlarına bindiler. Anneleri kemerini bağladı. Çocuklar arka koltukta caddelerin vitrinlerini seyrede seyrede ilerlediler.
Bir anda Sultan Hanım aracını Marketin önünde durdurdu.
Osman Sordu

- Neden durduk anne?
Nesibe durur mu?
Neden durduk anne?
Hatice ablaları onların taklidini yaparak
- Neden durduk anne?
Aracın içinde bir anda gülüşmeler oldu.
Anneleri benim uslu çocuklarım biraz bekleyin. Hemen bir şeyler alıp geleceğim.
Osman merak ediyordu. Acaba neler alacaktı.
Sultan hanım elinde bir hediye paketi ile geldi. Çocuklar hep bir ağızdan.
- Ooh anne o nedir?
- Hediye çocuklar
Nesibe sordu.
- İçinde ne var anne
- Söyleyemem sürpriz.
- Aaa. Peki, Neden Hediye aldık anne?
- Hediyeleşmek kültürümüzün gereğidir çocuklar. Ev sahibi bizlere ikramlarda bulunur bizimde onlara küçük bir hediyemiz olsa iyi olmaz mı?
- İyi olur anne

Çocuklar için misafirlik giderek neşeli olacağa benziyordu. Osman hediye kutusunda nelerin olduğunu merak edip durdu. Acaba Fatma Teyze onlara ne ikram edecekti.
Kapının zili çaldığın da kapıyı Fatma Hanım açtı. Yüzünde gülücükler saçılıyordu. Önce sultan hanımı kucakladı. Sonrasında da çocukların yanaklarından öptü.
-Gelin bakalım benim minik kuzularım. Ne kadar büyümüşsünüz siz öyle.
- Evet, büyüdüler teyzesi. Oğlum askere bile gidecek yakında.
İçeri geçtiklerinde Osman ne görsün kendi yaşlarında bir çocuk. Anneleri çocukları tanıştırdı. Çocuğun adı Ali’ymiş
Çocukların ellerinden tutarak onları oyun odasına götürdü. İçerde çok sayıda oyuncak vardı. Çocuklar oyun oynamaya başladılar. Kendilerinden geçmişlerdi.
Osman bir ara “arkadaşlar uzaycılık oynayalım” dedi. Çocuklar kabul ettiler ama uzay gemileri yoktu. Osman etrafa bir göz attı. İçinde çiçek olan vazo uzay gemisine benziyor dedi. Almak için hamle yaptığında Vazo büyük bir gürültü ile düştü. Param parça oldu.

Osman’ın annesi ve arkadaşı ve Fatma teyze sessi duyunca odaya geldi. Fatma hanımın anne yadigârı vazosu kırılmıştı.
Osman utancından ve korkusundan donup kalmıştı.
Annesi “ne oldu burada?” diye sordu. Nesibe
- Uzay gemimiz kaza yaptı anne.
- Demek uzay gemisi kaza yaptı ha. Kusura bakma Fatma Hanım. Gerçekten özür dilerim. Çocuk işte.
- Olur, böyle kazalar. Ne yapalım uzay gemisi kaza yapmış. Bizde uzaya başka gemi göndeririz.
Osman kendisine kızılmadığını anlayınca diğer çocuklarla birlikte gülmeye başladı.
Fatma Hanım- çocuklar anladığım kadarı ile uzay yolcuları açıkmış onlara biraz kurabiye ve uzay limonatası getireyim mi?
Hep bir ağızdan “olur “dediler.

Kurabiye ve limonatalarını bitirmişlerdi ki sultan hanım elinde hediye paketi ile geldi.
- Hey uzaylılar çikolata isteyen var mı?
- Evettttt
Artık gitme vakti yaklaşmıştı. Annesi “çocuklar toparlanın gidiyoruz dediğinde. İlk başta Osman Hayır anne gitmeyelim biraz daha kalalım” dedi.
- Üzülme Osman Aliler haftaya bize gelecek yine oynarsınız onunla.
Çocuklar o gün misafirlikte çok güzel bir gün geçirmişlerdi.
Osman akşam olan biteni dedesine anlattı. Misafirlik “çok güzel bir şeymiş dede. Çok eğlendik. Vazoyu bile kırdım Fatma teyze affetti.
Dedesi, Osman’ın başını okşadı. Haklısın evladım. Misafirlik güzeldir. “Keşke şu dünya misafirhanesinde bizde senin gibi mutlu ayrılsak ne güzel olurdu.” Diye iç geçirdi.
Yatmak için odasına gittiğinde pencereden dışarı baktı. Ay hilal şeklinde bayrağı benziyordu. Samanyolunda binlerce yıldızlar ışıl ışıldı.
Dünya gerçekten büyük bir misafirhane bizde misafiriz.
Sonra bir soru takıldı kafana
- Dünya Misafirhane, biz misafirsek sahi ev sahibi kim? Bu kadar büyük bir evin kocaman bir sahibi olmalı. Neyse yarın dedeme sorarım. O her şeyi bilir.
Perdeyi kapatmadan önce yıldızlarla aya seslendi.
- Hey siz geceleri sizde dünyaya misafir oluyorsunuz. Sakın vazo ile uzaycılık oynamayın. Hiç iyi fikir değil. Benden söylemesi.

Tags: , , , , , ,

Leave a Reply