Gaziantep Türkiyenin Lezzet Başkenti

yemekantepGaziantep tarihi ve doğal güzelliklerinden öte dünya çapında yemek kültürü ile ün salmış bir şehirdir. Dünyada bilinen mutfaklar, Çin, İtalyan, Japon, Osmanlı gibi devlet isimleri ile anılırken Gaziantep şehir olarak onların arasında yerini almıştır. Bu manada Türkiye’nin lezzet başkenti olarak adlandırılsa yanlış olmaz.

Çalışmayı seven Gaziantepliler yemeyi de severler. Şehrin hemen her sokağında lokantalar, dürümcüleri görmek mümkün değildir. Yıllarca kendi damak zevkini oluşturan şehirde yabancı yemek kültürleri pek tutunamaz.

 

Gazianteplilerin kendi deyimleri ile “Altı gün çalışır yedinci gün yerler.” Cumartesi öğleden sonra çarşı pazarda kepenkler kapanmaya başlar. Pazar günü ise şehrin çarşı pazarlar derin bir sessizliğe bürünür.

 

Günlerden Pazar, Mevsimlerden bahar ya da yaz ayları ise Burç ormanları, Dülükbaba, karpuz atan gibi mesire yerlerinde oturacak ağaç gölgesi bulmak zorlaşır. Ormanlardan duman çıkar. Kış aylarında ise balkonlarından hala duman çıkan her yöne kebap kokusunun yayıldığı ender şehirlerden biridir. Yerel deyimle mesire alanında ya da balkonda “mangal yellenmez” ise fırınların önünde kebap tepsilerinin biri gelir biri gider.

 

Gaziantep yemek kültüründe yöresel yemekler, kebaplar, dürümler ve kendine özgü tatlılar birbirini tamamlayan özgün tatlardır.

 

MUTFAKTAN ESKİ KONAKLARA YÖRESEL TATLAR

 

Ağır misafirlerin geldiği, bayram, düğün gibi özel günlerde, evlerin mutfaklarında yöresel yemekler tencerelere girerler. Evde pişen yemeklerin lezzetini her yerde bulmak o kadar kolay değildir. Yöresel tatlar üzerine konuştuğumuz Orhan Mutaf evdeki lezzetin sırrını emeğe bağlıyor. “Eskiden evlerde yemekle birlikte kadınlarda pişerdi.”diyor. Yöreye has ev yemeklerin tattığınızda hepsinde büyük bir emek olduğu görülür.

 

Özelikle bayram sabahlarının vazgeçilmez yemeği yuvarlama bayram öncesinden başlayan bir emeğin ürünüdür. Zor yemeklerin çoğu komşu kadınlar arasında imece usulü ile yapılır. Yemeklerde lezzet için kullanılan malzeme ile beraber yemeklere sevgi, dostluk, birliktelikler tat katar.

 

Eski evleri kıymık denilen taşlarla yapılmış evlerin mutfaklarında neler pişmez ki, “bayram sabahları yuvarlama, düğünlerde, kabaklama, doğrama, firik pilavı ana menüdür.  Normal günlerde dede yapılan bu yemeklerin yanında, acılı kuru; biber, patlıcan, kabak dolmaları, erik aşı, çağla aşı, analıkızlı köfte, Ekşili Ufak Köfte, Akıtmalı köfte, Maltıhalı köfte, Şiveydiz yemeklerden bir kısmıdır.

 

Her yemeğin kendine özgü bir hikâyesi bir yeme kültürü vardır. Gün gelirde bir Gazianteplinin kızına talip olursanız, size kızımızı münasip gördük ya da görmedik demezler. Yemekte size yoğurtlu patates, diğer adı ile yoğurtlu düğün eti ikram ederlerse bilin ki işiniz oldu. Yok, eğer bu yemek ikram edilmezse, kibarca size yok demişlerdir.

 

Her yerde yöresel tatları yapan usta aşçıları bulmak mümkün değil. Son dönemler de Gaziantep Büyükşehir Belediyesi GAMEK projesi ile yöresel tatları yapan aşçılar yetiştiriyor. Şehirde tanıdığınız bir Antepli yoksa yemekleri evde tatmakta zor olur. Ancak Gaziantep  tatlarını özelikle şehrin tarihi hanları, eski evlerinde açılan yöresel yemek yapan lokantalarda da bulmanız mümkün.

 

EVDE YEMEK YOKSA KMF VAR

Yöresel lezzetlerin yapılmasının zorluğu, Gaziantep hanımlarının akraba komşu gezmelerini sevmeleri, işyerlerinde yemek yapmaya zaman ayırmamak gibi sebepler ile şehirde fırında yapılan yemeklerde revaçtadır. Başka şehirlerde görme imkânımız olmayan kasap, manav/bakkal fırın (KMF), üçlüsünü bu şehrin her mahallesin de, çalışanların yoğun olduğu yerlerde görebilirsiniz.

 

Kasap, fırın, manav üçlüsü kadınların can simididir. Yemek için yapılması gereken kasaba telefon açmaktır. Kasap istenilen yemek çeşidine göre malzemelerini manavdan alır, hazırlar fırınına verir. Fırın istediğiniz saatte yemeğinizi hazırlar. Fırınlar da neler hazırlanmaz ki, kahvaltıya, peynirli lorlu, zeytinli börekler pişirilir. Öğle ya da akşama tepside patlıcan kebabı, soğan kebabı, yenidünya kebabı, simit kebabı, sarımsaklı soğanlı lahmacun, etli ekmek ve daha neler neler. Özelikle akşamüzeri fırınlarda sıcak kokulu tepisiler, insanların koltuklarının altında evlerin yolunu tutar. Yemeğin yanında küncünü, lavaş pidelerin sıcaklığı uzaktan buharından hissedilir.

 

ÇARŞI PAZARDA YEMEK

Evlerde yöresel, mahallede fırın yemekleri sizi biraz acıktırmış olabilir. Çarşıdaki yemekler ne âlemde bunu da merak ettiğinizden eminim.

 

Gaziantep’te şehrin hemen her sokağında yan yana dizilmiş birbirinden farklı onlarca yemek üzerine çalışan iş yerine rastlarsınız. Şehirde her köşeye her zevke ve paraya göre yemek bulmak mümkündür. Bu mekânlarda Dövme, Maş, keme çorbaları, kebaplar çeşitleri, lolaz aşı, analıkızlı köfte, beyran, ali nazik ilginizi çekecek yemeklerdir.

 

Şehirde guruplar halinde gelenler için nezih yöresel yemek, kebap, tatlı çeşitleri yapan mekânlar bulunur. Gaziantep’e özgü çorbaları, yemekleri, kebapları, tatlıları burada yiyebilirsiniz. Şehirde kebapçılar ağırlıklı yer tutarlar. Yöresel yemek lokantaları dışında sulu yemek yapan mekânlar bulmak oldukça zordur.

 

Güneyin en güzel şehirlerinden biri olan bu şehri bireysel olarak gezmeye gelmişseniz, şehrin ara sokaklarında bulunan dürümcülerdeki farklı şehre özgü tatları tadabilirsiniz. Gaziantepliler sulu yemek dışındaki yemekleri dürüm halinde yemeği severler. Bu bir kültür halini almıştır, pidenin arasına, dolmadan kebaba, tatlıdan nohuda kadar her şey girer.

 

Dürüm çok ucuz, çok pratik, çok da doyurucudur. Dürüm için Gaziantep’in fast food da diyebiliriz. Çoğu dürümcüde öğle vakti kuyruklar oluşur. Neler yoktur ki nohut dürümü, etsiz çiğköfte dürümü, kızartma dürümü, kavurma dürümü, tavuk, et dürümü, cağırtlark  ( Ciğer ) dürümü yöreye özgü dürüm çeşitlerindendir. Dürümcüleri Kamilocak stadyumu altı ve civarı, Kale civarı, Marif kavşağı, Nişantaşı civarında bulabilirsiniz. Bazı dürümcüler sabah namazı açılır sabah sekizde kapanır. Bazıları ise yirmi dört saat açıktır.

 

YEMEKLERİN LEZZET SIRRI

Gaziantep mutfağının dünya mutfakları arasında yer almasının sırını merak edebilirisiniz. Yemekler lezzetlerini, aşçıların maharetine, emeğine ve kullanılan malzemeye borçludur. Yemeklere en büyük lezzeti yöreniz vazgeçemediği baharatlar oluşturur. Elmacı Pazarı başta olmak üzere şehrin hemen ana noktaların da baharatçılar vardır. Çoğu baharatlar evde özenle yapılırken bir kısmı da pazardan alınır. Yemeklerde acılı ev yapımı biber salçası kullanılır.

 

Yemeğin lezzetinin bir başka sırrı da kullanılan ettir. Batı bölgelerimizde daha çok sığır eti kullanılırken, Gaziantep’te koyun eti kullanılır. Koyunların en büyük özelliği yaylım hayvanı olmalarıdır. Koyunlar yaylalarda, meralarda doğal beslendikleri için etleri daha lezzetli olur. Siyah ette, koyun etinden başka et görmek nerede ise zordur.

BAKLAVA YEMEYİN

Gaziantepli yemeği sevdiği gibi tatlıyı da sever. Şehirde tatlıcılarda çoktur. Bütçeye göre şehir merkezinde çok çeşitli tatlıcılar bulabilirisiniz. Lokma tatlıcısı, halka tatlıcısından başlar, şöbiyetine, havuç dilimine oradan da baklavaya kadar uzanan zengin bir tatlı kültürü vardır. Kahvaltıda ise sütle katmeri harika olur.

 

Gaziantep deyince baklavaya ayrı bir paragraf açmamak olmaz. Eğer damak tadınıza düşkünseniz, bir kereliğine Gaziantep’e gelme durumunuz varsa baklava yemenizi önermem. Nasıl olur diye düşünebilirsiniz. Eğer bu şehirde bir kere baklava yerseniz, başka yerde yediklerinizin baklava olmadığını anlarsınız. Gaziantep’teki yediğiniz son baklava olur. Fıstığı, yağı ve pişirmesi ile yenilmiş bir sıcak Gaziantep baklavasını dünyanın hiçbir yerinde yiyemezsiniz.

 

Uyarımıza rağmen baklavayı tadarsanız, ya Gaziantep’ten başka yerde baklava yemezsiniz ya da baklavayı yediğiniz tatlıcının kartını alır adresinizi bırakırsınız. Merak etmeyin yaşadığınız şehre Gaziantepliler baklavayı ulaştırır.

 

Son dönemlerde tarihi dokusunu gün yüzüne çıkaran şehre sonbahar yâda ilkbaharda yolunuzu düşürürseniz hep tarih keyfi sürer hem de lezzet bayramı edersiniz.

 

Aklınızda bulunsun hala Gaziantep’in köylerinde, eski mahallelerinde sofraya her zaman bir fazla kaşık konur. Sofranın bereketi olan davetsiz misafirler için. Yolunuz gazi şehre düşerse lezzetin başkenti Gaziantep sofrasında sizin içinde bir kaşığın olduğunu bilin.

 

 YEMEDEN DÖNME

Dövme çorba

Yuvarlama

Patlıcan Kebabı

Cağırtlak

Beyran

Nohut dürümü

Etsiz Çiğköfte

Katmer

Baklava

Tags: , , , , , ,

7 Responses to “Gaziantep Türkiyenin Lezzet Başkenti”

  1. süleyman diyor ki:

    Gaziantep’in o eşsiz yemek kültürü aslında kitaplar dolusu yazılsa anlatılamaz.Belki bilmeyenler abartı sanıyor ama hakikaten bu memlekete gelipte yemeklerinden tadanlar bu tadı hiçbir zaman unutamıyorlar.Ayrıca Gaziantep insanı çok cana yakın ve misafirperver. Buraya gelenlerin son zamanlarda ortaya çıkartılan o eşsiz tarihi ve kültür güzelliklerinide gezmeyi tavsiye ederim.

  2. mutfak modeller diyor ki:

    verdiginiz bilgiler icin cok tesekkur ederim.

  3. emel diyor ki:

    ben zaten gantepliyim gantep e bayılıyorum

  4. emel diyor ki:

    arkadaşa katılıyorum gantep mükemmel bir yer bence herkkes gelip gantepi görmeli ve o müthiş yemeklerden tatmalıdır

  5. mehmet diyor ki:

    bEnCE anTEpTEn DAha GüzeL yeMEK YApan ŞehİR YoK yanİ bN aNtepliYiM heRkeSİN BURAYa GElmesiNi isTErim…

  6. ansiklopedi diyor ki:

    Bu makalenizi kaynak ekleyerek yorumlarımı paylaştığım sosyal ağ sayfamda kullanmak istiyorum. İzin verir misiniz?

  7. Hasan Mahir diyor ki:

    kaynak vererek kullanabilirsiniz

Leave a Reply