Zambak Vadisi

zambakYalnızlığında büyüdüm ben
Beyaz zambak vadisinin
Çiğ düşerdi sabahları
Gözlerimin gri mermerine
İnce bir tülün ardından
Sis çökerdi
Gönül merdivenlerine
Melankolik aşklar çizerdim
Gökyüzünün maviliğine
Uzanamazdım eline
Çünkü uzaktaydın
Yalnızlığında büyüdüm ben
Beyaz zambak vadisinin
Serin bir suya hasret
Sıcak bir bakışa uzak gitti ömrüm
Yüreğim çöl oldu
Aşkımı verdiğim turnalar
Göçtü el oldu

Yalnızlığında büyüdüm ben
Beyaz zambak vadisinin
Yağmurları yoktu güneşlerin
Rüzgarları yağmurlara takılmıştı
Yel değirmenlerinin

Yalnızlığında büyüdüm ben
Beyaz zambak vadisinin
Tütün tabakalarında
Vadinin kör duvarlarına
Birazdan sinecek
Duman gibiyim
Ne hayal ne düş gibi
Ölmeden ölümü
Bir yerlerde görmüş gibiyim

Yalnızlığında büyüdüm ben
Beyaz zambak vadisinin
Tren rayları geçerdi
Yüreğimin tam ortasından
Aşk dağlara yaslanırdı
Temmuz akşamları
Sarımsı bir gülüşle
Seni sorardı
Esmer dudaklarım

Yalnızlığında büyüdüm ben
Beyaz zambak vadisinin
Çiçekler arasında
Bir yaban gülünü
Birde seni sevdim
Söyletme bana ne olur
Gurbet elini
Bir kurşunla düşürürler
Telefonun telini
Duyamazsın
Bir zambak vadisinden
Bir hüzünlü zambağın
Uzaklara sürüldüğünü

About the Author